22 Şubat 2023 Çarşamba

Çin (Moğol dönemine kadar)

Çin, Okuma Atlası coğrafyasının sınırları dışında kalıyordu. Ancak Avrasya’nın bozkır halklarını göstermeye çalıştığımız sayfalarımızda Çin’i dışarıda bırakmak olanaksızdı. Özellikle Orta ve Doğu Asya’da olup bitenler Çin tarihini dikkate almadan anlaşılamaz.

Bozkır(step) coğrafyasındaki göçebe kültürler ile yerleşik kültürlerin etkileşimi bölgenin tarihini belirlemiştir.  Bu sayfada Çin uygarlığının ana uğraklarını ve çok genel olarak hanedanlar tarihini Moğol istilasına kadar özetlemiş oluyoruz.

Diğer nehir uygarlıkları gibi (Nil, Mezopotamya, İndüs) Sarı Nehir’in suladığı ve tarıma elverişli topraklarda gelişen Çin uygarlığı, bir çok etkenin yanında coğrafyanın nasıl da belirleyici olduğunun iyi bir örneğidir. Bu topraklarda insanlar tarım yaptı, köyler kurdu ve merkeziyetçi yönetim yapıları ile büyük devletler halinde örgütlendi. Hun (Hyung nu) boylarının devlet yapısı benzeri örgütlenmelerinin ileri aşamasında, seddin güney tarafında gerçekten ilerlemiş bir uygarlık vardı. Yine de bozkır coğrafyasının ürettiği enerji, bu uygarlık üzerinde çok derin etkilerde bulundu. Çin, iç hanedan savaşlarında bu güçleri müttefik olarak kullandı. Bu boyların bazı kolları Çin hanedanı olarak özellikle kuzey bölgelerini uzun süre yönetti. Ancak azınlık olan bu yönetici halklar sonunda Çinlileşti ve tarihin potasında eridiler.

Bizim amacımız daha ileri okumalarla, okuyucunun kendi yorumunu oluşturmasına yol açmaktan daha ileri değil. B.Berksan.



2 Şubat 2023 Perşembe

Avrasya'nın Bozkır Halkları

Coğrafyamızı merkez alan tarih sayfalarımızda, Anadolu’nun, en eski çağlardan günümüze kadar tarihsel görünümünü göstermeye çalışmıştık. Bu bağlamda batıdaki büyük güçleri de küresel  ve tarihsel derinliğimizdeki rolleri nedeniyle sayfalarımıza taşıdık.

Aşağıda, bakış açımızı daha da genişleterek, tüm Avrasya tarihini bir şekilde etkilemiş göçebe kültürlerinin büyük resmini oluşturmaya çalışacağız. Türklerin batıya göçünü temel alarak daha önceden oluşturduğumuz sayfaları güncelleyerek ve komşu soylarla etkileşimini dikkate alarak büyük resmin çözünürlüğünü arttırmaya çalışacağız.

Yaklaşık 2000 yıllık bir tarihsel dönemden ve günümüz Macaristan'ından başlayan ve Çin'in kuzeyine ulaşan bir coğrafyadan söz ediyoruz.  Diğer bir deyişle Avrasya'nın bozkır kuşağında nelerin olup bittiğini görmeye çalışacağız. Konulara,  belirli bir etnik soyun tarihini araştırmak niyetiyle yaklaşmayacağız. Söz konusu coğrafyada, İrani diller konuşan göçebeler, Moğol kökenli halklar ve Altay dilleri kullanan göçebelerin, yerleşik kültürlerle gerilimli ve diyalektik ilişkilerini görmeye çalışacağız.

Alıntı metinlerde yer alan “barbar” sözcüğüne dikkat çekmek istiyorum. Ele aldığımız dönemin başlarında yazılı olmayan kültürleri ve etnik halkları, komşuları olan, yerleşik yazılı kültürler aracılığı ile öğreniyoruz. En doğuda Çin, İran, geç dönem Arap İslam, Antik Yunan ve Roma kaynakları, kendinden olmayan ötekiler için bir çok nitelemede bulunmuşlardır. Göçebe-yerleşik gerginliğinin, dönem yazarlarının nesnelliğini etkilemesini doğal karşılamak durumundayız. Barbar sözcüğünü öteki, yabancı, kendinden olmayan olarak okumanın daha doğru olacağı düşüncesindeyim.

Diğer bir konu da, metinleri okurken kendi dönemlerinin koşullarını dikkate almadan bugüne taşımanın getireceği sorunlar. Bilindiği gibi bozkır (step) coğrafyasında olup bitenler Türk tarihini de yakından ilgilendirmektedir. Bu bağlamda, resmi tarihin oluşturduğu anlatılar, yeni araştırmaların ışığında bazı yerleşik yorumların yeniden gözden geçirilmesini gerekli kılabilir.

Alıntıladığımız metinlerin nesnelliği de doğaldır ki tartışmaya açıktır. Bu metinler daha çok Avrupalı tarihçiler tarafından kaleme alınmıştır. Onların kullandığı kaynaklar da yukarıda belirttiğimiz gibi yerleşiklerin bıraktığı yazılı metinlerdir. Diğer bir önemli kaynak da, başta mezar buluntuları olmak üzere, kazılarda ele geçen kültür varlıklarıdır. Konuştukları dil farklı olsa da, bozkır hayatının yaşama koşulları birbirine benzer olduğundan, farkları detaylar oluşturmakta bu da bazı karışıklıklara yol açmaktadır. Tarihçilerin önemli konularda karşıt görüşlerde kutuplaşmasında bu gibi etkenlerin rolü olduğu düşüncesindeyim. 

Burada akademik bir disiplin içinde tüm konuların ele alınmadığını bir kez daha belirtelim. Düşüncelerimize çerçeve oluşturarak  yeni okumalar için merak uyandırabilirsek amacımıza ulaşmış olacağız. 

B.Berksan


Bozkır Halklarına ilişkin sayfalardaki görsel ve metinlerin alıntılandığı kaynaklar:

Avrupa Hun İmparatorluğu, Ali Ahmetbeyoğlu, Türk Tarih Kurumu, 2001

Bizans Tarih Atlası, John Haldon, 2006, Kitap Yayınevi

Büyük Hun İmparatorluğu Tarihi, Prof.Dr.Bahaeddin Ögel, Türk Tarih Kurumu,2015 (Birinci baskı 1981)

Erken İç Asya Tarihi, Derleyen Denis Sinor, İletişim Yayınları, 8. Baskı 2017

Göktürklerden Önce Türkler, Gürhan Kırilen, Gece Kitaplığı, 2015

Göktürkler, Ahmet Taşağıl, Türk Tarih Kurumu, 2003 (II.Baskı)

Hunlar, Timo Stickler, Runik Kitap, 2022

Hunlar, Edward Arthur Thompson, Phoenix Yayınevi, 2012

İskitler (Sakalar),Prof.Dr.İlhami Durmuş, Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları,2008

İslamiyetten Önce Türk Kültür Tarihi, Prof.Dr. Bahaeddin Ögel, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1991

İpek Yolu İmparatorlukları, Christopher Beckwith, ODTÜ Yayıncılık, 

Kimmerler ve İskitler, Mihail Artamonov, Selenge Yayınları, 2020

Orta Asya, Tarih ve Uygarlık, Jean Paul Roux, Kabalcı Yayınevi, 2001

Orta Asya Türk Tarihi, Anadolu Üniversitesi, Açık Öğretim Fakültesi, Editör: Prof. Ahmet Kanlıdere, 2011

Orta Asya Türk Tarihi Araştırmaları, Özkan İzgi, 2. Baskı 2017

Ortaçağ I.Ed.Umberto Eco, Alfa Yayınları, 2012

Scythiyans, Barry Cuncliffe, Oxford University Press, 2019

Tartarica Atlas, Tatarlar ve Avrasya Halklarının Tarihi, Kazan — Moskova — St. Petersburg — İstanbul 2017



Sayfalar

Bozkır Coğrafyası

Bozkır Halklarının Gücü

Arilerin Ülkesi

Kimmerler

Sakalar

İskitler ve Sarmatlar

Alanlar

Massagetler

Yüeçiler

Hunlar

Kavimler Göçü

Juan juanlar

Tabgaçlar

Akhunlar

Göktürkler

Avarlar

Avrupa'ya Akınlar

Hazarlar

Türgişler

Karluklar

Bulgarlar

Uygurlar

Kırgızlar

Oğuzlar

Macarlar

Kıpçaklar

Peçenekler

Büyük Selçuklular

Moğollar


27 Mayıs 2022 Cuma

1960-2000 Güncellenen Sayfalar

 1960-2000 dönemini gösteren sayfalar güncellendi. Burada amaçlanan, olguları olabildiğince nesnel bir biçimde yansıtarak, okuyucuya kendi yorumu için bir birikim oluşturmak. Tablolar eksiksizlik iddiasında değil. Görece önemli olaylar atlanmış da olabilir.

Toplum olarak demokrasiyi içselleştirme sürecinde sürekli siyasal, sosyal ve ekonomik krizler yaşandığını görebiliyoruz. Sorunlarımızın nedenlerini yorumlamak kullandığımız şablonu aşmaktadır.  En belirgin örneği ekonomi alanında olmak üzere, bazı konuların döngüselliğini görmek yine de mümkün.  

Bir ülkenin yaşadığı coğrafya kaderidir diyebilir miyiz? Bu sorunun yanıtını ararken, sadece fiziki coğrafyasını değil, komşuları, yatay ve  tarihsel yaşantıları bağlamını da dikkate almalıyız. B.Berksan






15 Mart 2022 Salı

Ukrayna

Okuma Atlası ilk kez "güncel bir konuda", yine kendi konseptine uygun olarak, bir sayfa paylaşıyor.

Ukrayna’da başlayan savaşın taraflarını, gerekçelerini ve tarihsel arka planını  bize gösterildiği biçimde biliyoruz. Savaş sürecinde yaşanan olguları da yine bize yansıtıldığı kadarıyla izliyoruz.

Savaşa doğru tırmanan sürece ilişkin “olgu tabloları” ndan oluşan bu sayfadaki eksiklerin ve olası yanlışları zaman içinde gidermeyi umuyorum.

Ukrayna savaşı şimdiden iki milyonu aşkın göçmen oluşturdu. Giderek artan sivil kayıpları ve dünya kamuoyunun duyarlılığı beraberinde bir çok tartışmaya neden oldu, oluyor. Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de ve dünyanın pek çok yerinde yaşanan ve sadece sayılarla ifade edilen sivil kayıpları bu defa “özne”lerin yakın öyküleri ile mercek altına alınıyor.

Bu süreçte sosyal medyayı yöneten aktörlerin, savaşın tarafı olarak önemli roller yüklendiğini de görüyoruz. Rusya halkı kendi iletişim kanallarının karanlığına gömülürken, “Batı” da Rusya’nın kanallarını kısarak, gerçekliği kendi prizmasından yansıtarak sunmaya çalışıyor. Büyük bir olasılıkla  bir çok şeyi çok geç öğreneceğiz.

B.Berksan.

🔎Ukrayna

27 Şubat 2021 Cumartesi

Osmanlı Tarihi

 Tarih nedir? Bir öğrenci “kendi” tarihini bilmekle yükümlüdür. Ders kitapları “onun” için yazılmıştır. Ulusların kimlik ihtiyacı da, tarihin inşa edilmesini gerektirir. Bir çok tarihi anlatının başlangıcı mitlerin olgular olarak belirlenmesi ile oluşturulur. Zaferlere büyüteç tutmanın, yenilgileri görmezden gelmenin araçsal gerekçeleri vardır.  Merak ettikleri için tarihe ilgi duyan insanların, metinleri biraz da bu bakış açısıyla yorumlamaları, olguların neden ve nasıllarına ilişkin farklı çıkarımlarda bulunabilmelerine imkân sağlayabilir. Bu bağlamda çok disiplinli okumaların da anlamaya katkı sağlayabileceğini düşünüyorum. “İktidar” kavramı aynı zamanda psikoloji ve felsefenin de konusudur. “Hayatta kalma” güdüsü yine farklı okumalar ile açılabilir. Uluslararası İlişkiler, Sosyal Psikoloji, Sosyoloji, Bilim ve teknolojideki gelişmeler yine bazı olgulara farklı bakış açıları sağlayabilir. Sonuçta, bugünden geriye baktığımızda, elimizde şu andaki dünya haritasını görürüz. Binlerce yılda bir şeyler olmuş, sınırlar genişlemiş, daralmış ve bugünlere gelinmiştir.

Osmanlı Tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin öncesini oluşturması nedeniyle her zaman güncel tartışmaların konusu olmaktadır. Birçok yerde belirttiğim gibi, Tarih “bilim”i yöntemsel sorunlar barındırmaktadır. Günümüz Türkiyesi’nde dahi bir ay önce olanlara ilişkin yazılacak tarih, yorumcuların çokluğu kadar farklı çeşitlemeler içerecektir.  Osmanlı tarihinin kuruluş dönemi, yazılı kaynakların sınırlı olması nedeniyle kısmen gri alanlar barındırmaktadır.  Osmanlı’nın Bizans açısından dikkate değer bir rakip olmasına paralel olarak kaynakların arttığı görülmektedir.

Okuma Atlası’nda Osmanlı Tarihi dört ana sayfada özetlenmişti. Burada ana metin olarak Doğan Hasol’un yorumunu seçmiş, ayrıca bazı farklı yorumları da metne dahil etmiştim. Osmanlı’nın son dönemindeki önemli aşamaları da ayrı sayfalar olarak paylaşmıştım.

Osmanlı Tarihi’ni padişahlar ölçeğinde biraz daha yakınlaştırmak amacıyla yeni sayfalar oluşturma çabasındayım. Seçtiğim ana metin Cambridge Türkiye Tarihi’nden alıntılardan oluşuyor.  Bu defa yorumcular yabancı.  Zaman içinde sayfaları güncelleyerek farklı yorumları da içeriğe katmayı umuyorum.  Okuma Atlası yaklaşımı gereği, paylaştığım metinler, başka okumalara yol açacak, yanlışlama ve doğrulamalar ile devam edecek bir yolculuğun başlangıcı olarak görülmelidir. Sayfalarda yer alan tablo ve haritaların diğer okumalarda da yararlı olmasını diliyorum. B.Berksan.